Cumartesi sabah capetonianlar olarak gidilecek en dogru adres Old biscuit mill. Aklima Esra geldi, tam onun hayalini kurdugu yerdi. Pazar kurulmus herkes kendi yaptigi taptaze yiyecekleri satiyordu. Pizzadan kahveye peynirden cikolataya insan ne yiyecegini sasiriyor.
Hemen yanindaysa cok hos design shoplar. Tabi ortami guzel yapan en onemli unsur rengarenk giyinip gelmis keyfine duskun cape halki.
Burdaki favorim Test kitchen adli mekandi. Yurtdisinda bayildigim sey insanlar iyi yemekten anliyorlar ve icerde koku varmis sira varmis gibi seylere takilmiyorlar. Acik mutfak icerde oldukca duman var ama kimse buna takilmiyor. Ayni duruma Birds adli cafede de rastladim. Burda sebze kasalarina oturuyordu insanlar. Bizde olsa kafanda kirar o kasayi insanlar :(
Neyse old millde Arene de zibinlarini aldiktan sonra sarap vadisi franschhoek'e yola koyulduk. Burasi zamaninda fransizlar tarafindan olusturulan bir sarap bolgesi. Onceki gelisimde stellenbosch'a gelmistim ama komsusu olan bu bolgeye ugramamistik.
İlk durak la motte! Kisa bir sarap tadimi. Ardinda Guney afrikanin meshur seflerinden Reuben'in restaurantina gectik. Burdaki lezzetler gercekten cok basariliydi
Thursday, February 16, 2012
Cape townda dostlarla - 1
Sevgililer gunu bahanesi ile hazir Ertuglarda ordayken capetown'a gitme karari aldik. Pinar ( esim diye soylemiyorum) gezme konusundan en az benim kadar hevesli ve spontan. Ole 3 ay onceden plan yapmalar yok. Gidelimmi gidelim :)
Paltolarimizi arabada gri bulutlari istanbulda birakip yola koyulduk. Rahat bir yolculuktan sonra cuma 2 gibi vardik. Ertug bizi alip akillica hemen Table dagina birakti. Burasi gelir gelmez gidilecek en dogru spot cunku sehrin tamamini gorebilecigin ve sehre ruhunu veren yeri yakindan gorebilecegin en onemli nokta.
1 saatlik gezinin ardindan Lalenin yanina vardik. Ev sehrin tam merkezinde ve deniz manzarali cozy bir daire. Biraz laflayif aksam yemegi icin yeni acilan steakhouse Carne'nin yolunu tuttuk. Sagolsun Ertug bizim icin et agirlikli bir yemek programi yapmis. Restaurant long street paralelinde. 2 katli arkasinda bahcesi var. Etleri beyaz buyuk tabakta masaya getirip tek tek anlatiyorlar. Etler dry aged ama Dukkana kiyasla inanilmaz yagsiz. Sanirim bunun sebebi Grassfed olmasi. Pinar ribeye Lale hanger secti biz Ertug ile 1.2kglik bir Tbone paylastik. Benim favorim kesinlikle Hanger steakti. Fiyatlar Turkiye ile ayniydi. Tatlisi sarabi dahil 4 kisi 1800 rand yani 180€ odedik. Fyi :)
Paltolarimizi arabada gri bulutlari istanbulda birakip yola koyulduk. Rahat bir yolculuktan sonra cuma 2 gibi vardik. Ertug bizi alip akillica hemen Table dagina birakti. Burasi gelir gelmez gidilecek en dogru spot cunku sehrin tamamini gorebilecigin ve sehre ruhunu veren yeri yakindan gorebilecegin en onemli nokta.
1 saatlik gezinin ardindan Lalenin yanina vardik. Ev sehrin tam merkezinde ve deniz manzarali cozy bir daire. Biraz laflayif aksam yemegi icin yeni acilan steakhouse Carne'nin yolunu tuttuk. Sagolsun Ertug bizim icin et agirlikli bir yemek programi yapmis. Restaurant long street paralelinde. 2 katli arkasinda bahcesi var. Etleri beyaz buyuk tabakta masaya getirip tek tek anlatiyorlar. Etler dry aged ama Dukkana kiyasla inanilmaz yagsiz. Sanirim bunun sebebi Grassfed olmasi. Pinar ribeye Lale hanger secti biz Ertug ile 1.2kglik bir Tbone paylastik. Benim favorim kesinlikle Hanger steakti. Fiyatlar Turkiye ile ayniydi. Tatlisi sarabi dahil 4 kisi 1800 rand yani 180€ odedik. Fyi :)
Subscribe to:
Posts (Atom)

