Thursday, November 8, 2007

ny day5

sabah toplantilari astim. iyi ki de astim cunku onun yerine Ceral parka gittik yesimle. cok buyuk ve cok keyifli bir park. heryer spor yapanlar ve kopek/bebeklerini dolastiranlarla dolu.

ardindan Moma ( modern art museum)! 6 kati express bir sekilde dolastik. emre de toplantdan kacip biz burda katildi. muhtesem uclu bir arada. sonra steakhouse denemelerinin 3.su olarak bobby way. en iyisi buydu. hamburger kotu am steakler gayet basarili idi.

endavor saat 1.

Wednesday, November 7, 2007

Ny day4

sabahtan endavor toplantisi. konusmaci ticketmaster.com expedia.com gibi sitelerin sahibi. cok tatli bir adam. ama esas adamla oglen bulustuk: Smith & Wolanskinin sahibi Gene Zurifh. 1 saatlik yemek ve ardinadan bize tum restauranti dolastirdi. Dry ageing odalarina girdik. mutfaklarin ve nasil pisirdiklerini gorduk. Us'in en buyuk steakhouse zincirinin nerdeyse her detayini gorduk. bizim icin cok onemli bir deneyimdi.

aksam bleeker streette yuruyus ve bakalim gece nasil gececek Endavor'la???

NY day3

bu sefer kalkis 8.30. hava yagmurlu. ilk durak kahvaltici. 6. avenueda cok sk bir otelin icinde muhtesem bir kahvaltici. icerisi sadece isadam ve kadinlariyla dolu. 3 kisi 100usd ama sonuna kadar deger.

ordan niketown ki 5 katli. alisverise devam. ogle yemegi union square cafede muhtesem bir sea scalp. cok tatli bir garsonumuz vardi. hersey e" perfect amazing " gibi pozitif tepkiler veriyordu. burda bu arada bahsis cok onemli ve yaklasik % 15-20 arasi vermeniz lazim. taxide bile. yani adamlar iyi para kazaniyorlar.

ordan italyan ve cin mahallesi ki cin mahallesi gercekten ufak bir cin. heryerde cince yaziyor ve cince konusuluyor. farkli bir yer. ve iste zaman geldi: cirque de soleil son gosterisi " Wintuk" hemde madison square garden'da.

biraz zayif olsa da guzel bir gosteriydi. sadece beklentimiz biraz daha fazlasi ve buyugu idi. cikis da dunyanin en unlu sushi restauranti Nobu: 5 tabak ki 1 tanesi Kobe beefti ilk defa ac kalktik bir restauranttan. ama hesap oyle demiyordu :)

Monday, November 5, 2007

Ny 2007 day2


DSC_0091
Originally uploaded by bull11.

sabah kalk 6.30! masallah ne tatil ama. daha (amerikali) kargalar (starbucksta) bokunu yemeden dustuk yollara. zaten gun kavramini calisirken yitirmistim (bkz Dukkan) simdi saat ve yer kavrami da kacti gitti. neyse iyidir diyip Emreyi takip ediyorum. once financial kisima yani borsanin oldugu kisma gidiyoruz. burasai istanbul gibi taksi en akil kari ulasim araci tabi durdurabilirsen.

sabahin koru ve WTC in oldugu yrde indik. insanin akli almiyor buraya adamlar nasil ucakla girmisler. heryer gokdelen ve herhalde yandaki gokdelende calisanlar o manzarada kafayi yemislerdir.

saga sola kosturan insanlar tam filmlerdeki gibi...ardindan wall street ve NY stock exchange.
tribeca'da muhtesem bir kahvalti. burda porsiyonlar 2 kisilik. adamlarin neden obez oldugu belli. herseyin buyugu makbul bu memlektte. arabalar binalar. tam bir tuketim toplumu. kuresel isinma felan umurlarinda degil. neyse fazla politika iyi degil.

Nyda gunler anlasilan alisveris ile yemek yeme arasinda gecip gidecek. ogle yemegine Sohoda harika bir cafeye gittik. Cafe gitanes! her daim dolu yerlerden birisi. yemekleri tatlilari ve ambiansi cok hos. saatlerce sikilmadan takilinacak yerlerden. amam bizi uptown bekler kalktik.

taxi ver elini madison avenue. sagli sollu unlu designerlarin magazalari. buradaki magazalarin albenisi hicbiryerde yok. heryer cok tarz. fazla alisverise girmeden 5th avanuenun basina gittik. 2 magaza var ki hayatimda boyle birsey gormedim. bedava satsalar bu kadar kalabalik olur. 1. si Apple magazasi. Nylular Iphone hastaligina tutulmuslar iyilesecek gibi de durmuyorlar.

2.si Abercrombie girmek icin 20 dakika sira bekliyorsun. evet magazaya giriste club girisi gibi sira var. utanmasalar damsiz almayacaklar. ama icerdeki ortam calisanlar ( hepsi bebek gibi kiz-erkek satis elemanlari) calan muzik inanilmaz. ve 4 katin 4 undeki kasalarda minimum 45 dakika sira bekliyorsun.

otel arasindan sonra Heidinin ayarladigi broadwaydeki "AvenueQ" ya gittik. bildigimiz susam sokagi ama cok keyifli bir muzikal. hem de ingilizcesi anlasilir.

cikista yemek tapas bar. gerci uykusuzzluktan oluyorduk ve apar topar otelimize donduk...

NY 2007 Day1


Ny saati 6da geldik. aparta yerlestik ve yurumeye basladik. analdigim kadariyla Sohoya yakin biryerdeyiz. burasi buyuk cadde ( avanue) ve onu kesen daha kucuk caddelerden ( burda street diyorlar ama bence cadde ) olusuyor. soho cok keyifli bir mekana benziyor. birsuru cafe ve dukkan beyoglu misali. pazar gecesi olmasina ragmen heryerde hareket var. Balthazara gittik ve oturmak icin 45 dakika beklemeniz lazim dediler. 1er kadeh sampanya toast edip edip yola koyulduk. bu grup saglam yuruyuscu anlasilan ( emre ve yesim ) . ardindan dean and deluca! kopuk bir mekan. insanin istahini kabartan bir sarkuteri tarzi biryer. ny da butun dukkanlar yuksek tavan ve kesinlikle tarz...

ardindan ilk steakhouse tecrubemi yasamak uzere Strip house gittik. ismi cok anlamli cunku burasi eskiden srtiptiz clubmis ama simdi Ny stripteki stripi anlatmak icin kullaniyorlar bu ismi. gel gor ki burada da 1 saat bekledik oturmak icin. saat turkiye saati ile sabahin 4u ve biz steak deniyoruz. ben ribeye yesimse Ny steak soyledi. etlerde tuz karabiber ve zeytinyagi var dediler ama ben etin lezzetini almakta zorlandim. sanki marinasyon tarzi bir lezzet geliyordu agzima. bizimkilere gore pek begenmedim acikcasi. ama patates kziartmasi ve onden verilen mantarli corba ki shot bardaginda geldi bence cok kopuktu...

Thursday, August 9, 2007

day 3 dubrovnik old town


buza
Originally uploaded by bull11.

sabah alel acele limana kosturduk ama nafile turlar bugun iptal olmus. yarin elifi islandsa gidecegiz ( bakalim kismet) biz de oldtownu kesfetmeye karar verdik. surlara 50 kunaya yani 12 ytlye cikiyorsun.surlar oldtownin tum cevresini dolasiyor manzara cok guzel. 2 tane buza denilen yer var. buarasi hemen surlarin onunde denize girilip icki icilebilecek yerler. cok keyifli. hemen burda kisa bir deniz molasi verdik.

yemek yine piza. dun aksamki seafooddan sonra buranin yemek olayinin cok kisir olduguna karar verdim. seafood y da pizza. baska secimin olamaz. fyi.

Wednesday, August 8, 2007

day 2 dubrovnik

Dubrovnik tam bir masal sehri...sanki peri masali cevriliyormus da onun film platosunda dolasiyormus gibi hissediyor insan. fakat agustos gercekten tam high season. yergok turist. kendini sultanahmette dolasan salak turistler gibi hissetmeden edemiyorsun. Dubrovnik 4 gundur yaniyormus ve yangin dun sonmus. o yuzden dun aksam geldigimizde inanilmaz bir duman vardi heryerde. bu sabahsa guzel bir sehir turundan sonra Velilerle tekneye atlayip karsidaki adaya ( ludlop gibi bir adi var hep karistiiryorum.) gittik. once adanin arka tarafindaki plaja gittik. tamamen kayalik ve deniz harika. 2 saat takildiktan sonra arkadaki tavernada bira patates ve ordan ciplaklar kampina kesif yuruyusu. pek umdugumuzu bulamadik. heryer 60 yasindaki pipilerle doluydu. hemen uzaklastik.

bakalim Dubrovnik gece hayati nasilmis??

Croatia day 1


zagreb cafe
Originally uploaded by bull11.

Ve yeni bir yolculukla karsinizdayiz. Hedef dalmacya ya da adriyatik ya da Dubrovnik kiyilari... plan: yok! elimizdeki tek sey internetten aldigimiz ucak biletleri. ve her ihtimale karsi aldigimiz cadirlar.

ilk heyecan havaalaninda basladi. cunku zagreb olarak aldigimiz bilet bir anda ekranlarda lubniyania ( slovenyanin baskenti olarak belirdi) nasil yani derken anladik ki ucak once lubniyanaya ordan zagrebe ugrayacakti (geri donecekti). yani eski kamil koc otobusleri modelindeki gibi.

Ucakta saka gibi Velilerle ( veli ve Barisla karsilastik. 2 bekar Hirvatistani kesfe gelmislerdi. bana sanki aciyan gozlerle baktilar bilmem neden :)
Zagrebe indigimizde hic kiralik araba yoktu biz de aksam 9 ucagiyla Dubrovnike gitmeye karar verdik. biletleri alip velilerle taxiye atladik ve sehir merkezine gittik. kime sorduysak bize ayni restaurant adini veriyordu: Boban. eski milanli futbolcunun bu yeri cok populerdi. dayanamadik girdik...

Monday, February 19, 2007

rio day11


sakin bir gün. guesthouse da bugün herkes dinleniyor. milletin canı çıktı tabi .karnavalın ritmi bu, parti dinlen parti dinlen :) saat 4 gibi ulaşla santa terasaya yemek yemeğe indik ama nafile kendimizi blokun içinde dans ederken bulduk. ama süperdi. tam bandonun yanında çılgınlar gibi dans ettik. tam 2 saat. katıldığım en eğlenceli bloktu. ipenemadakiler daha turist dolu burda yerel halka içiçe oluyorsun. va bando inanılmazdı. durup durup aniden deli gibi çalmaya başlıyorlar ve yerinde durman imkansız çünkü ritmi damarlarında hissediyorsun. sanırım carnaval ruhunu yakaladık.

akşam 10 gibi lebnonda mauruslarla beraber yemeğe gittik. çok şık bir restoran. kapıda duran kız türkiyedeki en güzel modelden daha güzeldi hiç abartısız. 1,85 boyunda, incecik. şaka gibiydi hatta dalga mı geçiyorlar diye merak ettik. yemeğin ardından centrala sambdromo gittik. amacımız yüyüyüş için hazırlık yapan okulları fotoğraflamktı ama nafile. ortalık na baba günüydü ve burdaki ana babalar çalma konusunda uzmandı. gerisin geriye eve döndük. bu evi herkes çok seviyor. çok huzurlu.

günün sözü: casual is chic in Rio!

rio day10 sambadromo


rio carnaval
Originally uploaded by bull11.

Dün akşam sambadromoda yaşadıklarımzı tam analamıyla lifetime experience'dı. inanılmaz bir görsel ve iştisel şölen. insaın içine işleyen vurmalılar, hayrete düşüren kostümler, çılgın fikirlerden çıkmış arabalar, samba queens, hiç durmadan dans eden seyirciler. bu atmosferi yaşamak lazım anlatılması gerçekten çok zor. ne fotoğraf ne video yeterli kalıyor tarif etmekte. dün akşam tam 6 samba okulu geçiş yaptı. samba okulu deyip geçmemek lazım herbiri ortalama 4000 ( dörtbin) kişiden oluşuyor. herbirinde ortalama 5-6 farklı konseptte araba 30 farklı kostüm grubu. ve her bir okulun geçişi 1 saat 20 dakika sürüyor. yani 11de gittiğimiz sambadromodan çıktığımızda saat 5 e geliyordu. çok ciddi bir yarışma bu.
bu sabah türk gazetelerindeki fotoğraf ve manşetlere bakınca rio karnavalının ne kadar çarpık aksettirildiğini gördüm ve üzüldüm. sadece queenlerin fotoğrafları ve sanki seks karnavalı. alakası yok. evet queenler çok güzel çok seksi ve çok güzel dans ediyorlar ama 4000 kişilik samba okulun sadece küçük bir parçası onlar.
bu akşam gidip okulları yürüyüş öncesi fotoğraflamaı düşünüyoruz daha yakından, bakalım. önce santa teresada 2 blok var. blok bizde eskiden olan fener alaylarına benziyor. farklı konseptleri ve hikaleri var. tabi bol müzik ve eğlence. gün boyu guesthouse da sakin takılıp akşama enerji topluyoruz. carnaval gerçekten enerji isteyen bir olay. cariocalarda bolca var :) adamlar antremanlı. yılboyu carnaval gibi yaşıyorlar zaten.
yaşasın carioca ruhu!!

Friday, February 16, 2007

rio day9 Bloco das Carmelitas


Bloco das Carmelitas
Originally uploaded by bull11.

eveet sonunda iyileştim. evet sonunda ulaş geldi. ve evet sonunda karnaval başlıyor!!

gerçi ulaş dün geldi ve ben tam iyileşmemiştim hatta zorla akşam hastaneye götürdüm onu çünkü yine fenalaşmıştım ama birden hastanede iyileştim ve sabah 4e kadar eğlendik. bu sefer lebnon ve ipenemanın gece hayatına takılma fırsatı bulduk. Lapaya göre daha turistik olduğu kesin. kluplerin girişi oldukça pahalı. önce Casual diye bir bara gittik. hoş bir yerdi. 3 saat orada takıldık. daha sonra Melt'e gittik ama girmedik. kuyruktaki tipler fazla turustikti. bizde ordaki çocuklara sorduk ve Baranotti dediler. atla taxiye baranottiye. girişte kuyruk. entrenace erkekler 80 rea bayanlar 30 rea. yuh. bi de şöyle bir durum var. tüm sağlam cariocalar ( yani rio ahalisi) carnaval nedeniyle tatil yörelerine kaçıp , bu barlar turist akınına uğrayınca içerde %70 erkek %30 kadın gibi absürd bir oran çıkmış ortaya. tabi ki girmedik. doğru lapaya ama lapa da hayal kırıklığı idi ve biraz kuzu tandır yiyip evimize geri döndük. teresta son bir sigara harika bir uyku. 5 gündür böyle güzel uyumuyordum...

sabah kahvaltının ardından - ki yeşimin kulakları çınlasın bugün kahvaltıda kek çıktı:) itiraf ediyorum şöyle afilli bir türk kahvaltısını ve tatlısını çok özledim, sucuklu yumurta üstüne özsütten muhallebi kazandibi yapmayan ne olsun - ipenema plajı. plaj aynı çok bir değişiklik yok. saat 4 gibi çıktık çünkü camalitasa yetişmemiz lazımdı. karnavaldan öncek icuma ve karnaval salısı camalitas var santa teresada. tam largo dos guimareas'de karşılaştık. süperdi. kıyafetler danslar. bir baktık normayla denisede seyreddiyorlar hemen onlara katıldık. 1 saat kadar sürdü. ardından ilk defa norma bize akşam yemeği çıkardı ve 10 kişi afiyetle yedik. et ile patets gayet iyiidi ama pilavda kullandığı yağ çok ağır malesef ve ben güzelim pilavı yiyemiyorum.

Helmut geceyle ilgili büyük programı söyledi. Mono Bloko. ben hayatımda böyle birşey görmedim. 45 dakika kuyrukta bekledikten sonra karşımızdaki manzara şuydu: 5000 kişilik bir konser binası. deli gibi canlı samba müziği ve onlara eşlik eden 5000 kişilik seyirci topluluğu. hem söyluyorlar hem dans ediyorlar. böyle eğlenen bir topluluk olamaz. fakat pilimiz erken (2de) bitti. tabi şu da var karnaval yeni başlıyor ve enerjimiz akıllı kullanmamız lazım. yarın sabah 9-12 arası downtonda çok büyük bir sokak partisi bizi bekliyor. allah yardımcımız olsun :))

Monday, February 12, 2007

benden kaçar mı?


denise and norma
Originally uploaded by bull11.

çok hastayım edalarıyla dolaşıp durunca, tabi ki dayanamadılar ve ilk defa öğle yemeği çıkardılar guesthouse'da. hatta bu iş Denise'in aklına fazlasıyla yattı. ona akşam yemeği çıkarmasını ve böyece akşam içki de satabileceğini, her akşam restorana gitmenin çok sıkıcı olduğunu söyledim. sanırım dinner işine başlayacak. bende bu hasta halimle sürüne sürüne restoranta gitmek zorunda kalmıyacağım.

bu arada normanın yemekleri bence süperdi . 6 ayrı çeşit yapmıştı. pilav, tavuk, fasulye, salata ve adını bilmediğim 2 yemek daha. bence çok başaralıydı.

rio day5-6 hastayım yaşıyorum :(

dün sabah ölü gibi uyandım. vücudumun heryeri dökülüyordu. sanırım kötü üşüttüm. bir de geldiğimden beri hiç durmadım gece gündüz devamlı action fazla geldi ve vücudum DUR dedi. guesthousede öyle yatıp duruyorum. çok sıkıcı ama yapacak bişey yok. bugün 2. günü hastalığımın ve ilaç almaya başladım yoksa geçecek gibi değil. en iyisi geçen günlerden biraz dem vurmak...

gece hayatından bahsedemedim çünkü yazmaya fırsatım olmuyordu. ilk çıkışım perşembe akşamı oldu. lapaya gittim. bir cadde var caddenin üzerinde sağlı sollu barlar mevcut. işim komiği barların önünde seyyar içki satıcıları komik fiyata içki satıyorlar. millet elinde içki barların önünde takılıyor. neyse ben gözüme teatro odisseiayı gözüme kestirdim. giriş 20 rea. eline bir fiş veriyorlar. içki aldıkça ona işaret koyuyorlar ve çıkışta hepsini ödüyorsun. güzel sistem. bizdeki hesap açtırmaya benziyor. içerde önce dj müzigi vardı sonra 5 kişilik bir bayanlar topluluğu çıktı ve deli gibi samba müziği yapmaya başladılar. bana hepsi aynı gibi gelsede hapsi farklı şarkılardı ve insanlar hep bir ağızdan eşlik ediyorlardı. saat 2 gibi çıktım ve otel egeri döndüm.

cuma akşamı bu sefer Fransız çocuklarla çıktık (indik) Lapaya. Friday is the best night to go out. inanılmaz bir kalabalık. adım atacak yer yok. ve bir drum sesleri geliyor dayanılacak gibi. takip ettik ve o da ne... bir sokak full insan dolu ve herkes dans ediyor. işte dedim carnaval başladı. herkesin elinde içki kızlar deli gibi dans ediyorlar erkeklerse üsteri çıplak vücut gösterisi yapıyorlar. ama herkes çok eğleniyor ve herkes kendi halinde. biz de olsa öle bir kalabalıkta kesin kavga çıkar. daha sonra öğrendik ki bu sokak partisinin carnavalla hiçbir alakası yokmuş. her cuma böyleymiş burası. şaka gibi. dedim ki karnavala ne hacet madem her cuma böyle karnavalı düşünemiyorum bile... herşey bir yana adamlar gerçekten eğlenmeyi biliyorlar. yüzleri hep gülüyor, hep dans ediyorlar ve sapıtmıyorlar.

Sunday, February 11, 2007

rio day4 carnival reharsals


parade in ipenema
Originally uploaded by bull11.

2 fransız 2 şilili 1 türk rioya gitmişler :) walla bugün fıkra gibiydik. dün akşam gelen 2 fransızla bize bu sabah katılan 2 şilili ile voltran oluştu. saat 12 gibi corcovadayo çıktık. tam türk usülü 5 kişi bir taxiye. kalabalık olunca taxiye binmek çok mantıklı.

( bu şehirde 24 saat müzik var. gerçekten sabah kahvaltı ederken arkadan davulların sesi geliyor. nasıl bir enerji var bu millette anlamadım gitti)

corcovado rionun en yüksek tepelerinden birine kurulmuş İsa heykelinin olduğu yer. tam turisitik bir bölge. ama manzara müthiş. tüm rioyu görebiliyorsunb. tabi açık havada gitmek lazım.

ordan bir araba tuttuk. burada sistem türkiye gibi işliyor. işi bilirsen hep en makul yolu buluyorsun. 5 kişi taxiye binsen 30 rea verecekken minibüs tarzı bir şeye binip adam başı 15 reas verdik. tabi şilili kızların ispanyolcası olmasıydı işimiz zordu. çünkü burada ingilizce ya da türkçe konuşmak arasında bir fark yok :)

istikamet ipenema beach. kalabalık inanılmaz. sanki tüm rio sel olup sahile akmış. ve akıl almaz bir şekilde yaş ortalaması 18-35 arası. bir sürü satıcı, joint içenler ki ben bile dumanından kafayı buldum. deniseden tioyu almıştık. saat 6da yürüyüş olacaktı. yürüyüş derken carnaval tarzı bir yürüyüş. ve evet davul sesleri yaklaşmaya başladı.

herkesin elinde içki özellikle skol marka bira, yarı çıplak konvoy dans ede ede ilerliyordu. bir minübüsün üzerinde orkestra ve şarkıcılar, aralarda içki kutularıyla dolaşan satıcılar, boş kutuları toplayan küçük cariocalar.

akşam yemeğe çıkacaktık ama ben çok kötü hissediyordum. kesin üşütmüştüm. 4 gündür gece gündüz geziyordum ve sanırım vücudum iflas etmişti. yemek ve ardından "lapa" programı gözümde büyüyüordu ama adrian ve anthonynin riodaki son gecesi daniella ve paulinanın ise ilk geceleriydi. çıkmamak çok yıp olacaktı, çıktım. yemekte bol bol politikadan konuştuk ( çok anlarım ya!) adrian 2000de 1sene istanbulda yaşamış ve hem istanbula hayran hem de türkleri çok seviyor. Türklerin avrupa birliğine kesin girmesi gerektiğini düşünüyor. tabi çocuk bütün istanbul macerasını beyoğlu cihangir arsında geçirmiş, normaldir :)



ve yemegin ardından lapa. cuma akşamına göre oldukça boştu. zaten söylemişlerdi. en iyi gece cum asonra perşembe. şilili kızlar çok pahalı bir bara gitmek istemiyorlardı bizde ortalıkta dolanırken yine bir yürüyüş grubuna denk geldik. o zaman anladım ki karnavala kadar hayatımız bu yürürüş gruplarında dans etmekle geçecek...

Friday, February 9, 2007

rio day3 cycling tour


jazz dinletisi
Originally uploaded by bull11.

rionun en çok sevdiğim tarafı insanı şaşırtması. öğlen 2 gibi copacabanay gidip bisiklet turu yapmak i.in otelden ayrılmıştım ki ne göreyim santa tersa da durağın biraz aşağısındaki bardan inanılmaz bir müzik geliyor. önce geçtim ama 100mt gitmedim ki bundan daha iyi ne olabilir ki deyip gersin geri döndüm ve en öndeki masaya oturdum. 50 li yaşlarındaki 4 amca ( saksafon, bass gitar, elektro gitar, bateri) ve piyanoda bir hanım. şaka gibi bir müzişk yapıyorlar. hem de öğlen saati kel alaka denilebilecek bir barda. herhalde böyle müzik nardiste olsa girişe 30 kağıt bayılırsın. burda giriyorsun, kola ısmarlayıp baterist amcamla selamlaşıp en güzel yere kuruluyorsun.

gittiğim heryerde şuna dikkat ettim, bir tek Türkiyede insanlar birbilerine bu kadar bakıyorlar. bu da şuna yol açıyor: " aman bana kimse bakıyor mudur, hareketlerime dikkat edeyim"le başlayıp kasmanın doruk noktalarına uzanan bir geyik kültür. anlamış değilim. sana ne milletten. bu kadar takmanın sonucunda birbirinin kopyası tipler olup çıkıyoruz. hem şeklen hem de kafaca.

neyse 1 saat takılıp aşağı gloria ve metroyla copacabana. bisikletin saati 8 rea yani 4 usd. fena değil. saat 440da başladım. copa, ipenema, lebnon derken gölete geldim. logoan yani. hoş bir yer. buralarda hep zengin abiler ikamet ediyor. tenis sahaları lüx arabalar. ama nedense kasık gözüktüler gözüme. ilerde lüx mağazakarın olduğu yere kıvrıldım. çokilginç bu şehirde her yer her saat haraketli. plaj tıklım tıklım, alışverişçiler yollarda, anlamadım açıkçası. neyse hareketli insanlar.

tüm gün kahvaltı ve öğle yemeği yemeyince gözüm döndü. Emrelerin söylediği lemedeki restauranta çok da yakındım. gitsem mi yoksa ulaşı mı bekleyim derken dayanamadım. girdim içeri. şöyle söyleyeyim burda insanla dalga geçiyorlar. daha sen önündeki 3 parçayı bitiremeden 2 dakikada bir hiç tanımadığın ama çok lezzetli gözüken kabuklu bir deniz canlısı getiriyorlar. ama inat ettim ve sanırım tüm çeşitleri deneyebildim. inanılmazdı. 120 rea fix fiyat ödüyorsun ama sonuna kadar değiyor. çıktığımda hava hafif kararmıştı. ama plajada insanlar hala deli gibi futbol, voleybol ve futvolley ( bu inanılmaz biz 2 kişi vollaybol oynayamzken burdaki amcamlar koskaca sahada 2 kişi ayakları ile topu yere düşürmüyorlar. görmek lazım) oynuyorlar. ve tabi koşanlar, bisiklete binenler. tam benim tarzım biryer. herkes aktif herkes bir ya da birkaç spor yapıyor. sigara içmiyorlar ve çok fitler. darısı biz Türklerin başına...

Thursday, February 8, 2007

rio day2 Centro


DSCN1928
Originally uploaded by bull11.

sabah kalkıp koşacağım hiç aklıma gelmezdi ama koştum hem de santa teresa gibi yokuş bir yerde. taktım ipodumu 40 yıllık riolu gibi koştum. tam 20 dakika çıktım indim. iyi de geldi. 2 gün sonra rioya turistleri istemiyoruz diye dernek de kurarım ben riolu hemşerilerimle :)

geldim duş kahvaltı muhabbet derken saat oldu 12 hava 33 derece gel de çık bu sıcakta. önümde harita ama yemiyor adımı atmayı bırak kolunu kaldırmak istemiyorsun. ama hırslıyım. güzel bir plan yaptım. lonely planet wallpaper çalışıp 3 gibi Centroyu keşfetmeye çıkacam.

süper bir plan. atladım otobüse saat 14.30 civarı. 2 rea. yuh çok pahalı dedim. otobüsün heryeri zangırdıyor. yerler arnavut kaldırım bitmiş tabi. ben de hergün o otobüste titresem bende samba yaparım diye geçirdim içimden. denise in verdiği 4 sayfalık nasıl giderim rehberinde rue scenerio için bir yerde sıçrayın (jump off) diyordu ben de sıçradım sokak tabelasını görünce. ama karnım acayip actı. rioda hemen her köşede aynı paris usulü sandviç meyvesuyu tazı şeyler satan yerler var. daldım birt tanesine biftekli sandviçin yanına muzlu süt istemişim bilmeden. biraz garip oldu ama olsun iyi denemeydi.

aşağıdaki okuldan müzik sesleri geliyor. dönünce yazmaya devam ederim.

Wednesday, February 7, 2007

Rio day1 saskin ordek


ipenema beach
Originally uploaded by bull11.

7 subat 2007 ve ben rio de janeirodayım. şaka gibi. bu uçak işi hakikaten tam bir ışınlanma makinesi. 1 gün istanbulda emirgandaki evindesin ertesi gün İpenemada güneşleniyorsun.

plajda oturup manzaraya bakarken hala nerede olduğumu algılamadığımı farkettim. hayattaki en uzak mesafemi katetmiştim ve beynim hala dünya haritasındaki yerimi idrak edememişti.

neyse lafı uzatmayayım istanbuldan 20 kadar Rioya gidecek olan (b)ayi toplulkugu ile bir arada bindik uçağa. tabi bizim abiler durur mu hemen tuvalette sigara içme numarasına giriştiler. bazen benim bu ülke insanları ile nasıl bir bağım var anlayamıyorum. kendini akıllı başka herkesi aptal zanneden bir zihniyet.

allahtan paris rio arası uçak 400 kişilik çift katlı bir boing 747 idi de fazla muhattap olmadık kendileri ile. yolculuk ilginçti. yarı uyur yarı uyanık geçti. varışa 1 saat kala uyandırdılar ve güzel bir kahvaltı ile indik Rioya. indim ama Denise in bahsettiği taxici abim beni beklemiyordu. neyse atladım bir taxiye aç abicim taximetreyi dedim ( biliyoruz ya taximetre daha ucuz ) bir vardık Santa terezeya abimlerin 35 rea dedikleri yeri 80 reaya geldik. ulan dedik bismillah. amcam amma dolandırmış bizi. neyse çıkar bir tarafından eminim.

denise çok şeker. uzata uzata konuşuyor. öptüm yanaklarından hemen. burda öle. bayanları yanaklarından öpecen. erkeklerin elini sıkacan. bayıldım bu adete türkiyede de uygulayacağım :) odama yerleştim ( hemen dağıtırım affım yoktur) ve kahvaltı masasına geçtik. tabi iştahla saldırmadım yiyecklere, Yeşimden almıştım tioyu nasılsa hergün aynı yemekler olacaktıo kahvaltıda. kahvaltıda yine önceden bildiğim Olga vardı. Sırp asıllı İngiliz bayan hayli geçkin ağlamaklı :) herşeyden şikayet eder durumda. ablam 6 aydır güney afrikayı dolaşıyor ve baymış . ya bak ne zor hayatlar var şu dünyada :)) neyse kahvaltıdan sonra İpenemaya gidip yayayım en iyisi dedim. zaten ilk gün hiç kasamıcam. Olgayla aşağı yürüdük oradan da metroyla copacaba arkalarından otobüs aktarma. o alışverişe gitti ben plaja. karnım acıkmıştıki İpenemanın ağaçlıklı sokaklarından birindeki cafeye çömüverdim. ve anladım ki burda sözlük sadece sipariş verirken lazım yoksa body language herşeyi anlatabiliyorsun maşallah.

öğle yemeğimi de yiyip plaja indim. neysekji gerekli uyarıları almıştım da sakata gelmedim. Post post ayrılmış bu plaj. her 500-1000 mt de bir değişiyor. post 8 post 9 gibi. yanlışlıkla Post 8e gidip yatarsan Rionun muhteşem Gay hayatına balıklam dalmış olursun. ama post 9 gayet straight bir mekan. abim hemen atladı şemsiye sandalye derken kendini 5 dakika içinde nasıl söylendiğini ve yazıldığını bile b,işlmediğin kaipirnha tarzı bir içki( ki inaniılmaz bir içki) elinde manzarayı seyredetrken buluyorsun.