Tuesday, March 3, 2015
Nelerden vazgeçtik.
Yaşınız 40 ve artık aile babası olmuşsunuz. Sorumluluklarınız var. Vücudunuz eskisi kadar fit değil, hatta biraz bel bölgesi simitlenmeye başladı bile.
Gelecekte olmayı planladığınız bir insan vardı. Hani gitar çalan, ya da paten kayan. Motora başlayacaktınız ama çok tehlikeli artık, hem allah korusun çoluk çocuk bu sapık trafikte alınacak risk değil.
Peki ya o görmek istediğin ülke. Hani hep fotoğraflarda gördüğün sırtçantasını yüklenip ucuz hostellerde kalmak da hayal di mi? Şöye bir gece gönlünce eğlenip sabah nerde uyanacağını umursamasan.
Ha bi de yazacağın hikaye vardı. Bu kadar kitabın arasında kim okur benim kitabımı. Hem geçen gün benimkine çok benzeyen bir senaryolu film seyrettim. Pek bir orjinalliği kalmadı.
Geçen gün Pınar'ın çok vurucu bir cümlesi kafama bazı şeyleri dank ettirdi: "Kanser olmadan gidelim bu şehirden". Evet hayatla ilişkimiz hep reaktif. Hayatın değerini bilmek için, ya sağlığımızı kaybedeceğiz, ya da çok değerli bir yakınımızı. Ya da bizi kendimize getirecek bir risk belirmeli ufukta.
Halbuki hiçbirşey için geç kalmış sayılmayız. Şöyle bir kalksak oturduğumuz o "güvenli" koltuktan, silkelensek bir. Napıyorum ulen burda desek kendimize. Dürüst olsak kendimize, tabi biraz da cesur. Ölmedim daha ben, benim hayallerim vardı desek. İçin için yaşamak istediğim bir hayat varda buaradan çok uzaklarda. Başlasak yolculuk hazırlıklarına.
Tozlu raftan alsak tekrar elimize teli kopmuş gitarı. O kadar da zor olmasa gerek sevdiğim 3-5 parçanın akorlarına basmak. Hem sen dememiş miydin "insan bu hayatta en azından 1 enstrüman çalmalı" diye. Ne tutuyor seni? Kimseyi tavlamak zorunda da değilsin, belki çocuğuna ufak bir beste bile yapar, kahraman olursun.
Evet, hayat zor evet geçinmek için çok çalışmalıyız. Ama dünyayı da kurtaramayacağının da farkına var. zaman geçiyor ve hayallerini gerçekleştirmek için hala vaktin var. Hem de daha tecrübelisin artık 20 sene önceki aklı bi karış havadaki haline göre. Planlayıp harekete geçmek yeterli.
Şunu soruyorum bu aralar kendime: insanların yaptıkları işleri ( geçinmek için) çıkarıp geri kalanı ile değerlendirsek nasıl olurdu? Balık mı tutuyorsun, şiir mi yazıyorsun? Hayatın sana dayattığı değil de senin seçimin olanları anlat bana. Yaşadığın şehri sen mi seçtin? en son ne zaman yeni birşey yapmaya başladın?
Hayatı dürt derim ben. Emin ol sana cevap verecektir. Sen yeter ki yaşama bir şans ver.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment